"CORVUS VE TEOLOJ'İSTAN"

114 Hareketi Blog

  • Ana Sayfa
    Ana Sayfa Sitedeki tüm blog iletilerine buradan bakabilirsiniz.
  • Kategoriler
    Kategoriler Bu blogda kullanılan kategorilerin listesini görüntüler.
  • Etiketler
    Etiketler Blog içinde kullanılmış etiketleri görüntüler.
  • Blog Yazarları
    Blog Yazarları Sitede beğendiğiniz blog yazarlarını arayın.
  • Takım Blogları
    Takım Blogları Beğendiğiniz takım bloglarını buradan arayın.
  • Oturum Aç
    Oturum Açın Oturum açma formu
Gönderilme: yazar: zaman: Makaleler içinde
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • Tıklanma: 1698
  • 0 Yorum
  • Yazdır

Hristiyanlık İnancı'nın Kritiği -I- (Hristyanlık ve Deizm)

Hristiyanlık İnancı'nın Kritiği -I- (Hristyanlık ve Deizm)

Hristyanlık inancına geneli itibari ile bakıldığında dikkatimizi çekecek olan, incili ve inanışın temel prensiplerini mezhep versiyonlarında dahi bilmeyen için cazip gelecek olan slogan şudur. "Tanrı'mız bizi çok seviyor."

Sloganın diğer versiyonlarına yazı içerisinde detaylıca yer vereceğim için uzatmadım. Bir Tanrı düşünün ki bütün planı kullarını çok sevdiği üzere kurulu olsun. Bir Tanrı düşünün ki bu kul sevgisinden dolayı çatlayacak neredeyse. İnsan olarak doğmuş, kendini çarmıha gerdirmiş ve kendisinin öldürülmesine izin vermiş bir Tanrı alegorisi.

Temele inerek baktığımızda iki unsur gördünüz değil mi buraya kadar. "Sevgi ve Tanrı'nın Kulu Olmak" Bunlar kainat yaratmış olan bir Tanrı için geçerli olan iki kriter değil mi?

Peki madem öyle Hristyanlık nedir? Hangi inanç sistemi üzere kuruludur? Teizm mi ? Yoksa Deizm mi? Yazı dizisinin bu kısmında bu kaideler üzerinde durmak istiyorum.

Yaşayan hristyanlara göre Tanrı bu dünyayı, kullarının günahlarını temel prensipte sevgi ile kurtarıp temizleyecek kadar büyük bir "Fedakarlık" gösterebiliyor. Bu fedakarlık yetmiyor ve tekrar dünyaya geleceği günü bekliyor... Sizce de zaten her şey şuraya kadar ironik değil mi? Bu sevgi her şeyi kurtaracak peki tamam ama perspektifimizi adalet yönüne çevirecek olursak bu Tanrı nasıl adil olabilir?

Örneğin dört dörtlük bir hristyan cenneti ( ki bu cennet hristyanlığa göre ahiri değil dünyevidir. Bkz: İşaya 45:18 - Matta 5:5 - Matta 6:10 - Vahiy 21:5 Mezmur 65:9-13 İşaya 30:23) hakedecek. Ben ise şuan ki yazıyı kaleme almış bir sözde kul olarak yargılanacağım. Ortada iki seçenek var. Birincisi eğer Tanrı gerçekten kullarını çok seven bir Tanrı ise beni yaşantıma rağmen cennete atmalı. Ki bu Tanrı adil değil tutarsız ve dengesiz bir Tanrı olur. İkinci seçenek ise; Tanrı beni cehenneme atmalı yada cennet dışında farklı bir mekan içerisinde bulundurmalı (yani sonsuz karanlık) Ancak ikinci seçeneğin gerçekleşmesi halinde bu çok sevgi pıtırcığı olan Tanrı malesef mantıksal çelişkili bir Tanrı haline gelecektir. Çünkü kendi kul ve sevgi sistemine ihanet etmiş olarak yine kendi ile çelişecektir.

Meseleye böyle basit bir hal kazandırdıktan sonra biraz daha derinleşmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Bu Tanrı yani Yehova, eğer ki sadece sevgi üzere bir Tanrı ise, yukarıda verdiğimiz basitleştirilmiş örnekte yer aldığı üzere mantıklı ve tutarlı bir tanrı olamayacaktır. Mutlak sevgi ve mutlak iyilik kısmı tanrının bir özelliği olarak karşımıza çıktığı anda, Yehova taşıdığı bu sıfatlardan dolayı iradesi bulunmayan bir hale gelecektir. İradesi bulunmayan Yehova Teizmin savunduğu bir tanrı olabilir mi? Asla. İradesi bulunmayan ve mutlakiyet atfedilmiş bir Tanrı ancak deizmin tanrısı olabilir.

Dolayısı ile hristyanlık inancıda, deistik sistem üzere sistemlendirilmiş bir inanç haline gelmiştir. Teizmin savunduğu Tanrı sistemi üzerinde iradesini kısıtlayıcı bir mutlakiyet görülemez. Sevgi ve kulların planının ana parçası haline geldiği bir tanrı ayrıca kendisiyle gönderdiği şu kutsal metinde de ve bir çok diğer ayetiyle de çelişmek zorundadır.
"Adaletin, hep adaletin peşinde ol" (Tekrar 16:20)
"O kayadır, işleri kusursuzdur, Çünkü her yolu adalettir. Sadakat Tanrısıdır, hiç haksızlık etmez; Dürüst ve doğru olan O’dur." (Tekrar 32:4)

Sevgi tanrısı Yehova ile alakalı birden fazla çelişkiyi ortaya koyacak ve bir çok hristyanın aslında şüpheye düşüp inancını ve kendi inanışını sorgulaması gerektiğini düşündüğüm şu ifadeye de yazımda yer vermekte fayda görüyorum.

Yaptıklarınıza dikkat edin, çünkü siz insanlar için değil yehova için yargılıyorsunuz. Hüküm verirken O sizinle olacaktır. İçinizde Yehova korkusu olsun. Dikkatli davranın çünkü Tanrımız Yehova için haksızlık yapmak taraf tutmak yada rüşvet almak söz konusu değildir. (2.Tarihler 19:6.7)


Felsefi olarak bu şekilde yukarıdaki ayetleri indirmiş olan bir Tanrı ile hristiyanların bizlere savunduğu Tanrı modeline bakacak olursak, çelişkili bir Tanrı gözler önüne serilecektir. Zira kendisi adaletsiz olan bir Tanrı'nın adaletli olacağı ve adaleti kullarına kıstas koyması mantıksızlık peydah etmekten ileri gelemez. Ayrıca bir parantez açacak olursak felsefi anlamda yada teolojinin Tanrı tanımına göre, Tanrı sıfatları beşeriyat ile kıyas edilebilir ölçütte değil ve aşkındır. Örneğin Tanrı yaratılan değil yaratan vasıftadır. Hristiyanlığın bizlere sunmaya çalıştığı Tanrı modeli'nin biraz daha detayına inecek olursak Tanrı'nın insandan aşkın olduğu tek konu insanın aklının ermeyeceği idda edilen kudret kavramıdır.

Peki hristıyanlığın kudret kavramı nedir? Tanrı'nın tasavvur edilememesi mi? Yoksa bilimsel, felsefi, tarihi ve teolojik veriler tarafından sorgulanmak istediği kısımdaki kırmızı çizgiler mi? Zira bir hristıyana, Barnabas İncili'nden, Doğu Roma kaynaklarında Yuhanna'nın İsa'dan sonra yaşadığından bahsedeceğinizde alacağınız tepki "Onlar şeytan işi şeylerdir!" olacaktır. Bilimsel olan ve incil ile çeliştiği açıkça görülen ispatlı verileri önlerine koyduğunuzda Bigbang evren modeli, atom altı parçacıklardan bahsetmeye başladığınız anda ise "Bunlar bilim maskesiyle çalışan Şeytanlardır!" gibi ifadeler duyacaksınızdır. Hristiyan dünyasının bilimsel olarak benimsediği bir kısmının çok koyu bir şekilde özümsediği görüş Kuantum Teorisidir. Nedeni Kuantum Teorisi'ne göre ışık hem dalgacık parçacık halindedir ve buradan teslis inancına atıfta bulunurlar. Hatta bunu ispat etmeye çalışırlar. (Konu ile ilgili detayları yazımın ikinci kısmında detaylandıracağım)
Hristiyanlık inancı eski ahit olan Tevrat'ı kutsal vahiy olarak kabul etmektedirler ki Tevrat ayetlerinde de bilim ile çelişen bir çok ayet bulunmaktadır.

Hristiyanlık kırmızı çizgilerinin sorgulanmasını istemez. Çünkü sorgulanacak olan kırmızı çizgilerinin bir açıklaması yoktur. Yada açıklaması çelişkilerle doludur. Tanrı'nın insani bir yanı mevcuttur. Bu insani mevcudiyetin Tanrı bünyesinde baskın olarak var olması Tanrının apoletlerindeki Tanrı rütbelerini teker teker dökmeye yeterlidir.

Yazımın ikinci kısmında görüşmek dileğiyle.

Son değişiklik zaman:
0
Allah Kulu Bir Karga.

"Derken, Allah, ona, yeri eşiyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o, pişman olmuştu."
(5:31)

Yorumlar

  • Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

Yorum yazın

Misafir
Misafir Çarşamba, 28 Haziran 2017

Yorumlar ve oylamalar için Facebook hesabınız ile giriş yapabilirsiniz