Her şey Akar

İşle, ışılda.

  • Ana Sayfa
    Ana Sayfa Sitedeki tüm blog iletilerine buradan bakabilirsiniz.
  • Kategoriler
    Kategoriler Bu blogda kullanılan kategorilerin listesini görüntüler.
  • Etiketler
    Etiketler Blog içinde kullanılmış etiketleri görüntüler.
  • Blog Yazarları
    Blog Yazarları Sitede beğendiğiniz blog yazarlarını arayın.
  • Takım Blogları
    Takım Blogları Beğendiğiniz takım bloglarını buradan arayın.
  • Oturum Aç
    Oturum Açın Oturum açma formu
Gönderilme: yazar: zaman: Makaleler içinde
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • Tıklanma: 1407
  • 0 Yorum
  • Yazdır

Kelimeler

Kelimeler

   Kelimeler Serbest

@

Ensar Üzümcü

 

Evvela şunu sorabiliriz;

 

Zihnin bize sunduğu her sonuç cümleler ile ifade edilmeli midir? 

 

Böyle olması gerekmediğini dikkatlice bakarsanız rahatça görebileceksiniz.

 

 Bir resme veya resimler grubuna yahut bir manzaraya bakarken kelimelere ihtiyaç duymazsınız. Öyle değil mi?  Fakat karmaşık yapılara sahip olan şeyleri açıklamamız gerektiğinde bir sisteme ihtiyaç duyarız. Bir elementin kimyasal reaksiyon sonucu ortaya çıkardığı enerjiyi veya canlı organizmaların yapılarıyla ilgili kompleks şeyleri bir çok farklı resmin birbiriyle olan ilişkisi sonucunda açıklamak pek mümkün olmayan; karmaşık bir süreçtir. Dahası, bu süreçlerin bazı soyut kavramları içermesi de gerekebilir.

 

 

Peki Kelime nedir?

 

Böylesi durumlarda kelimler, zihnimizdeki resimlerden ziyade 'ilişki' dediğimiz şeyleri de barındırabilen, düşünce adını verdiğimiz sistemin işlemesini de sağlayan yardımcı parçalar haline gelirler. Tek bir resim, farklı objeler söz konusu olduğunda ilişki içerisinde olduğu diğer objeye (kelime) göre farklı bir işleyişi çağrıştırabilir. ( Gönül vermek, örnek vermek, fiyat vermek, izin vermek, anlam vermek, karar vermek, kafa vermek )

 

 Kelimeler farklı bir çok şekilde var olabilirler. Konuşulabilirler, yazılabilirler, işitililer. Buna isterseniz dilsiz ve sağırları de ekleyin ve üzerinde bir süre düşünün... Eğer düşündüyseniz yazılı ve sesli kelimeleri birbirinden ayıran şeyle, dilsiz veya kör birisinin kelimelerinin aslında bezer olduğunu göreceksiniz. Bu aslında hiç bir şeyi değiştirmiyor. Fark edebiliyor musunuz? Kelimeleri ve hatta harfleri zihnimizden çağıran farklı bir çok işaretlerimiz olabiliyor. Beden dili ile, kabartmalarla, ses frekansıyla onların gerçek karşılıklarını çağırabiliyoruz.

 

"Gözler işitemez - Kulaklar göremez"

 

Ses ve görüntüyü içeride sentezleyen organik bir fabrika var. Dünyadaki ilk yıllarımızda, bu fabrika sayesinde optik sistemden geçen ve belirli bir tasarım gereği işleme tabi tutulan bilgileri veya renkleri, kokuları anne ve/ya babamızdan duyduğumuz seslerle özdeştirip bir bağ kurar ve kelimeleri öğreniriz. Böylece dünya görüşümüzü de bebeklikten itibaren oluşturmaya başlarız. ( eğer dikkat edersek, bizlerin "dünya" dediği şeyin sadece görüntü merkezine sunulan ekran olmadığını; daha kapsayıcı bir şey olduğunu fark etmeye başlayacağız.)

 

Şimdi, tek başlarına farklı olan bu şeylerin nasıl uyum içinde bir araya gelebildiklerini ve nasıl farklı anlamlar oluşturabildiklerini görmeye çalışmanızı istiyorum. Birbirlerini nasıl değiştirebildiklerini görebiliyor musun? Eğer tek bir tanesi üzerinde yoğunlaşırsanız bütünden bağımsız, tek başına duran bir yapıya bürünürler. Bunu şimdi yapınız. Bütünden bağımsız, tek başına duran şeyler olarak onları görünüz. H---a---r---f---l---e---r.

 

 

O yapıdan uzaklaştığınız vakit, hepsini  bütün ile uyumlu hale getiren ve olası en iyi anlamı siziniçin açığa çıkaran bir sistemin içine girmiş olursunuz. Büyük yapıyı tamamlamadığınız müddetçe şeyler havada, askıda, tamamlanmamış ve hala olmayı bekleyen bir hale bürünürler -ta ki- siz sonuç çıkarma süreciniz tamamlanıncaya dek....

 

* Tek kelimelik ifadeler ise daha ilginçtir. Yangın! – Kapı!- Telefon! Veya Gözlük!? gibi…

 

" Bir sonraki Çarşamba günü Paltalk programı aracılığı ile akşam saat sekizde, "Avrupa->İstanbul"  kategorisinde bulunan "19org" kanalında kelimeleri tartışmak üzere bir toplantı düzenliyeceğiz"

 

Yukarıdaki cümleyi anlamak için bir kaç saniyelik zamana ihtiyaç duyarsınız. Düşünürseniz, bu cümle eğer bize sesli olarak okunmuş olsaydı, kavrama şeklimizin okumaya göre farklı bir çok yerde değişkenlikler gösterebileceğini fark edersiniz. Bu cümleden hemen anladığımız şey bir sonraki Çarşamba günü bir toplantının yapılacağı. İşte başlı başına bunu anlıyor olmanın kendisi bir sonuç çıkarma işidir. Bu cümlede yapılan şey önce tekil olarak onların anlamlarının farkına varmak, sonra hepsini birleşmiş bir fikirde toplamak ve nihayetinde gerçek hayatta bulunan mekanlar ile ilişkisini kurmak olur. Örnekteki cümle okunduğunda veya duyulduğunda şu veya bu kişiye göre anlamı değişmeyecektir.

 

Fakat, bazılarımızın kelimelere alakasız anlamlar yükleyebildiğini de biliyoruz. Mesela; 

 

"İslami Reform için Kritik Düşünenler" 

 

Yukarıdaki ifadeyi doğru anladınız mı? Bazı parçaların ne için orada durduğunu, işlevini ıskalayailiyoruz.  Dahası, zihnimiz, olmayan bazı şeyleri varmış gösterebiliyor ve İslamî Reform ifadesi, "İslam'da Reform"a dönüşerek bambaşka bir hal alıyor.

 

“İslami” ve “İslam'da”  ifadelerinin arasındaki fark sizce de açık değilmi?

 

Hepimizin ilgi alanları değişken olabildiği için, sistemimiz otomatik olarak zihnimizden sadece amaca  yönelik şubeleri çağırıyor. Bir çok okuyucu aradaki farkı karıştırıyor ve asl-olan anlamı kaçırıyorlar.

 

"Birşeyde" değişiklik yapmakla, "birşey ile" değişiklik yapma arasındaki fark hayatidir.

 

Bu problemin oluşabilmesi için sembolik olan idea dünyamızda gerçek ile çarpık bir bağlantı kurabilmiş olmamız gerekir, çünkü ancak o zaman dışarıda okuduğumuz/gördüğümüz realitenin bize (tanığa) ulaşmadan farklı bir forma bürünebilmesi ve yine bize uğramadan farklı bir şekilde yargılanabilmesi mümkün olabilir. Eğer kelimeleri dinlerken 350'inci bölgede isek, çoğunlukla başka şeyler kurguluyor, alakasız bağlantılar yapıyoruzdur. Bazen okuma için de bu böyledir. Farklı olan bir çok sembolü zihnimizden çağırır, ilgili konu ve konuşmacı ile bağlantılar kurar, olası amaçları ve hedefleri sürekli var-sayarız. Kelimeleri zihimizde dans ettirir ve anlamlı olan en uygun yere bağlamaya gayret gösteririz. İşte bizle yakından ilgili olan bu süreçlerimize bakabilirsek, önemli olan bazı değişimlerin gerçekleşmeye başlayacağına da inanıyorum. Anlamaya yönelik bir dinleme işine ihtiyacımız olduğunu belki böylece fark edebilir,  birbirimizin nöral bağlantılarını merak edebiliriz.

  Nihai bir sonuç olarak, kelimeler harika buluşlardır. Kendileriyle duygu ve düşüncelerimizi aktarabildiğimiz en temel iletişsel aracımızdır. Onlara gereken değeri vermeye çalışalım. Ve şu olasılığı da düşünelim; etkileşim içerisinde olunan olayların zihinde oluşturduğu ilk-refleksif tepki ve bunun açığaçıkardığı olası duygular öğrenilmiş tepkiler olabilirler! Zihin durumlarını kendimizle özdeştirmektense, onlara bakarak bu durumlarımızı kelimelere dökelim. O durumlara sebep olduğunu düşündüğümüz hissiyatları kelimelerle açığa almaya çalışalım. Ve sebep sonuç ilişkilerini sorgulayalım. Bırakalım kelimeler bize yardım etsin ve duygu durumlarımıza daha rahat tanık olabilelim.

 

 Entelektüel samimiyete ve birlikte gelişmeye, doğru sorular üreterek değişmeye, hayatımızı çoğunlukla kendisiyle şekillendirdiğimiz kelimelere yenileyici bir pencereden bakarak bağlantılarını tekrar tekrar düşünmeye ve bundan keyif almaya var mısın?  (Bu arada, epistemeoloji diye bir şey duymuş muydun? Lütfen ona bi bak. Bu çok iyi bir başlangıç olacak )

Son değişiklik zaman:
0
82 İstanbul, Üsküdar doğumlu... Tam bir kitap canavarı. Öyle homur homur da yemiyor; kitaplara karşı epey nazik bir canavar bu arkadaş. Bile bile, duya duya ve doya doya okuyor.

Her an buradan göçebileceğinin bilincinde...

"Organik amaca yönelik" bireysel ve toplumsal gelişim ve dönüşüm için farklı alanlarda itkiler oluşturmaya bayılıyor. Cennetsel bonuslarını cebine biriktirip Rahman'a sunmak istiyor. Ensar, son bir kaç yıldır DBF (din, bilim, felsefe) üçgeninde aktif olarak yer almakadır ve nadir de olsa mutfağında bazen acı bazen tatlı sorgulatan makaleler pişirir.

Meraklı Zihin için eğitimle ilgili biraz daha;

Elektronik eğitimi aldığı lise yıllarında, bir yandan atölyede radyo ve merdiven otomatiği üretmeyle ve 70 derece açıyla deftere yatık yazı işlemekle ilgilenirken diğer yandan basketbol, satranç ve kahvede kağıt oyunlarını kovaladı. Tabi vazgeçilmezi olan Stephen King'i de... Ensar artı gerçeklerin peşinden koşuyor ve birlikte koşabileceği arkadaşları arıyor.

Doğu Londra üniverstesini subjektif ve objektif açmazlardan dolayı 3. dönem terk etti ve London School of Commerce'te IT & E-Commerce üzerine eğitimini tamamladı. Ensar aynı zamanda deneyimli ve sertifikalı bir sistem mühendisi (MCSE); ayrıca A+ ve CCNA eğitimi de gördü. Fakat sadece "mühendis" olan mekanik kafaları hiç mi hiç sevmediğinin altını çiziyor.

İş güce dair;

Pek azınız bu çocuk kadar farklı işlerde çalışmışsınızdır, bakın hele:

1) Bir pide dükkanında pideci ve kasiyer (yaz dönemleri)
2) Bir otelde resepsiyonist (yaz dönemleri)
3) Aynı otelde dönemsel oda temizlikçisi (yaz dönemleri)
4) Sucu
5) Dolmuş şoförlüğü ( 2 ay)
6) Londra'da bir garson ve bartender (3yıl)
7) Bir bankanın IT bölümünde Sistem Destek Uzmanı (3,6yıl)
8) Amele
9) Amatör olarak çevirmenlik

Hobileri (Hobilerim boş zamanlarım değildir):

Elim gittiğince gitar doğaçlarım; Müzik (hem gıda hem silah olarak); Spor severim, Kur'an Okumak, Allah'a Yönelmek, Şarkı Söylemek, Gelişmek & Geliştirmek, Değer Bilmek, Kısa Kesmek (bazen),

Okuduğu bazı kitaplara ve yorumlarına buradan bakabileceksiniz. (Ensar'a kitap önerin.)

https://www.goodreads.com/review/list/25100444

Yaptığı ve yüklediği bazı youtube videoları şurada:

https://www.youtube.com/my_videos?o=U

Önerdiği siteler:

www.quranix.org
www.youtube.com/edipyuksel
www.mucizeler.com
www.diniyazilar.net
www.canertaslaman.com

İngilizce siteler:

corpus.quran.com
http://www.deenresearchcenter.com/
http://www.free-minds.org/
http://www.free-minds.org/links
https://www.gutenberg.org/

Çevirdiği makale ve videolar;

Yakında
Yazarın son kayıtları

Yorumlar

  • Henüz bir yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun

Yorum yazın

Misafir
Misafir Çarşamba, 28 Haziran 2017

Yorumlar ve oylamalar için Facebook hesabınız ile giriş yapabilirsiniz