"CORVUS VE TEOLOJ'İSTAN"

114 Hareketi Blog

  • Ana Sayfa
    Ana Sayfa Sitedeki tüm blog iletilerine buradan bakabilirsiniz.
  • Kategoriler
    Kategoriler Bu blogda kullanılan kategorilerin listesini görüntüler.
  • Etiketler
    Etiketler Blog içinde kullanılmış etiketleri görüntüler.
  • Blog Yazarları
    Blog Yazarları Sitede beğendiğiniz blog yazarlarını arayın.
  • Takım Blogları
    Takım Blogları Beğendiğiniz takım bloglarını buradan arayın.
  • Oturum Aç
    Oturum Açın Oturum açma formu
Gönderilme: yazar: zaman: Makaleler içinde
  • Yazı boyutu: Daha büyük Daha küçük
  • Tıklanma: 2628
  • 2 Yorum
  • Yazdır

Kuran-Rivayet Açmazı

Kuran-Rivayet Açmazı

Bu yazımda özellikle Bayındır taraftarından yükselen bir iddiayı ele alacağım. Kur'an ve rivayet kültürü.

"Bize yanlız Kur'an yeter." Diyen bizleri eleştirirken en çok kaçınılması gereken bataklığa giren bayındırcılar(Hikmet grubu ve diğerleri...) aslında nasıl bir açmaza yol açtıklarınında farkında olmamaktadırlar. Şimdi öncelikle bu sloganın manası ele alacağım ardından da bu grupların getirdiği eleştiriyi.

"Bize yanlız Kur'an yeter" / Hasbüna Kitabullah.(Allah'ın kitabı bana yeter)


Bu Sloganı niçin kullanırız? Bu slogan bir mesajdır bir paradigmanın anahtarı rasyonal düşüncenin sonucu ve bir Tevhid çığırtısıdır. İşin ilginci bu ifade/slogan aynı şekilde hikmetçilerin ve hadisçilerin inandığı,bildiği hadis kitaplarında geçmektedir. Rivayete göre(ki biz bunu kabül etmek durumunda değiliz sadece bu ne perhiz bu be lahana turşusu diyoruz) peygamber ölüm yatağında; 'bana bir kağıt kalem getiririn, benden sonra yoldan sapmamanız için size bir şeyler yazacağım' der. Sahabelerden birisi kâğıt kalem getirmek için hareket ederken Ömer bin hattab -ki en önce gelen sahabelerdendir- o sahabeyi durdurur ve şu cümleleri kurar; "peygamber kendinde değil, Hasbüna Kitabullah!(bize Allah'ın kitabı yeter)." Demiştir. Ve yine başka rivayetler de bu ifadeye rastlamak mümkün.

Ömer ve Aişe’nin de her ihtilaflı konuda “Hasbunâ kitâbullâh: Bize Allah’ın Kitabı yeter! (Buhari, 3:39, 64:83, 75:17, 93:51, 96:26; Müslim, 25:5) ya da “Hasbukumu’l-Qur’ânu: Size Kur’ân yeter! (Buhari, 23:32; Müslim, 11:9) şeklindeki uyaraları bu görüşü destekler mahiyettedir.

Sloganın neden kullanıldığına da gelelim. Tevhidin biricik kaynağı Kur'an'dır. Biz sadece Kur'an ile hesaba çekileceğiz(bknz; 43:44), Hüküm koyucu sadece Allah olduğu için(bknz; 12:40), Kur'an'dan başka hiç bir şeyin Allah katında delil olmadığı için(28:75),Anlaşmazlığa düştüğümüz her konuda Kur'an açıklamış olduğundan(2:213) ve Allah, bize “Kuran yeter” dediği için(29:5) bu Sloganı kullanıyoruz. Yani dinde tek hüküm kaynağı Kur'an olduğunu vurguluyoruz bu bir manifesto bir mesajdır. Allah'ın Kitabı'ndan başka hüküm kaynağı yoktur.

Peki bize yanlız Kur'an derken Hikmetçilerin ve hadisçilerin bizi eleştirdiği şeyi mi yapıyoruz ? Yani Kur'an dışında hiç bir şey okumuyoruz her şeyi çöpe mi atıyoruz ? Gelin bunu inceleyelim.

Yanlız Kur'an Sloganı dinde hüküm için Kur'an dışında hiç bir kaynağa Müracaat etmediğimizi söyler. Yani Kuran'ın yasak ettiği hükümlere ek hüküm getirmeyeceğimizi, Kur'an dışında başka emir ve yasaklara bakmayacağımızın mesajıdır. Buradan da net anlaşılıyor ki kimse tarihi çöpe filan atmıyor. Evet dil bir rivayettir ve kimse dili çöpe atamaz biz yanlız Kur'an derken ne Sözlüğe bakmayız ne de başka kaynağa gibi bir iddia da bulunmadık ki ? Kuran'ın sözüne ek hiç bir sözü din olarak kabül etmeyeceğimizi söyledik. İşte anlayışı kopukluğu burada başlıyor. Şu farkı anlamak gerek:

•Kuran'ı anlamak için başvurulan Sözlük/rivayet ve arkeolojik çalışmalara bakmak

•Kuran dışında ek hüküm getiren haşa Allah'ı unuttuklarını tamamlayan yeni yasaklar koyan rivayetleri din olarak kaynak almak

İkisi arasında dağlar kadar fark var. Hikmetçilerin ayıramadığı nokta burası. Bu farkı göremiyorlar bunlar iç içe geçmiş sanıyorlar. Oysa ki Ravi zinciri sened vs.. Bakımından en Sahih hadiste dahi kullanılan bir "dil" vardır. Bana yanlız Kur'an yeter paradigmasının en önde savunanlarından biri olan edip Yüksel'in dahi böyle bir iddiası bulunmamaktadır. Edip Yüksel bir çok videosunda bu konuda "hadisleri mutlaka okuyun dönemin dilini/tarzını yapısını öğrenmek için okuyun ancak hüküm kaynağı olarak almayın." demektedir. Cehaletten kaynaklanan bu suçlamaların görüldüğü gibi muhattabı bizler değiliz. Hikmetçilerin(Abdülaziz bayındır talebeleri) bir başka iddialarına ise "rivayetler zansa her şey zan incelenmeli" diyorlar,bilindiği gibi Abdülaziz Bayındır hadis konusunda ara buluculardandır. Ve hatta bir kâşiftir. Kendisi bize dinimizi ayıklamak ve bulmak için "hadis ayıklaması" Görevine soyunmuştur. Binlerce rezalet uydurmaların olduğu o külliyattan bizim için "temiz kalmışları" seçip çıkartma görevini üstlenmiştir. Bu nedenle bizlere de "sizler hiç bir rivayeti kabül etmeyerek tarihi çöpe atıyorsunuz" demektedirler. Gelin bunu da inceleyelim.

Eğer konu tarihin de zan olduğuna gelecekse evet bu konuda kimsenin karşı argüman sunamayacağı bazı önermeler var. Tarih zandan ibarettir her şey zandır; dil,rivayet,olaylar... Arkeolojik deliller ile karbon 12 metoduna dayanan bilimsel sabit deliller dışında her şey zandır. Ancak bu şekilde bir açmazın karşı çözümü yoktur. Biz bize gelen iddianın şu kısmını inceleyelim:

Dili anlamak için filoloji biliminden yararlanırız(
http://tr.m.wikipedia.org/wiki/Filoloji) bu bilimsel bir metoddur ve kuranı bu yolla anlayabileceğimiz dil kaynaklarına başvururuz(Sözlük). Kuran'ın kelimelerini anlamlandırtan sonra slogan devreye giriyor "bu kitap bize yeter" ne Bayındır'ın ne de hikmetçilerin kabül ettiği recm hadisinde dahi bir "dil" vardır bu dilin yapısı ve kelimelere yüklenen anlamlar incelenir bu demek değildir ki "bak Kur'an yetmiyormuş" anlamına gelsin. Arada ki farkı sağlıklı düşünebilen herkes anlar. Sizin bizim içinde Hikmet aramamızı istediğiniz kaynaklarda binlerce siyasi/ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı kasıtlı uydurulmuş hadisler varken nasıl olur da o kaynaktan dini tamamlayan ve dahası Hikmet belirten sözler bekliyorsunuz? Veya aynı çalışmayı niçin incil için yapmıyorsunuz? İncil de hadisler gibi tahrif edilmiştir niçin hadisler de aradığınız gibi İncil ve Tevrat'ta da hikmetli sözler ya da Kuran'a uyan sözler bulmak için aramıyorsunuz? Hikmet eğer kuranı tamamlıyorsa Kur'an kendine niye tastamam desin niye korunmayacak ve 200 yıl sonraya kalacak hadislere bırakacağım gerisini demesin? Daha da önemlisi hadisler dinimiz için bu kadar önemli ise sizin iddianıza göre "Hikmetli,tamamlayıcı" ise neden korunmamış içine çok zararlı uydurmalar karışmıştır ? İşte zan kavramı burada devreye giriyor. Kur'an çok delille Allah kelamı olduğu açıkça belli olan ve zanna uymayı yasaklayan bir kitaptır. Eğer kitabı açıklayan başka bir kitaba ihtiyaç duyulsa idi(hadisler) o halde niye Allah kelamı olduğuna emin olduğumuz kitap gibi peygamber sözüne emin olduğumuz hadisler yok ? Ve bu 200 yıl arasında insanlar eksik Kuran'a mi inandılar(hadisler olmadan).

Bir başka komedi de bu şahısların bizi eleştirirken kendi düştükleri totoloji ve kısır dönüş hatasıdır. O da şu

Bayındıristlerin önermesi:

'Siz ne cerh ve talil usulü bilirsiniz ne de hadis analiz etme metodu. Sened,Ravi zinciri tevil hiç birini bilmeden hepsini yok sayıyorsunuz.'

Önerme bu. Şimdi bu önermeyi dile getirenlerin çelişkisine bakalım, bunu bir örnekle göstereceğim

Bayındırcı arkadaşlara göre recm cezası uydurmadır.
Hadis:
"Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)'i hak ile göndermiş ve O'na Kitab'ı indirmiştir. Recm ayeti de O'na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık". Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp "Biz Allah'ın kitabında recmi bulamıyoruz" der ve Allah'ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah'ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır" (Müslim, Hudûd, 15).


Şimdi bu arkadaşlar bu Hadise uydurma demekte peki soruyorum bu hadis sened,Ravi zinciri bakımından ve aktarılan kaynaklar bakımından ne konumdadır ?

Cevap: yukarda arkadaşın bize "bilmiyorsunuz" diye sunduğu hadis inceleme kriterlerine göre recm hadisi "SAHİHTİR"

Bknz: [Buhârî, Hudud 31, 30, Mezâlim 19, Menâkibu'l-Ensar 46, Megâzi 21, İ'tisâm 16; Müslim, Hudud 15, (1691); Muvatta, Hudud 8, 10, ( 823, 824); Tirmizî, Hudud 7, (1431); Ebu Dâvud, Hudud 23, (4418).]


Şimdi Hikmetçi arkadaşların nasıl bir yanılgıya düştüğünü daha net
görmüşsünüzdür sanırım. Bizi metodsuzluk ile suçlarken kendilerinin başvurmamız gerektiği söyledikleri kriterlere dahi uymadıkları ortadadır yani durum totolojidir. Tamamen keyfi bir metoda dayanan "hadis ayıklamacılığı" ve Hikmet arayışının metod totolojisinin yanında "yanlız Kur'an" diyenlerin yani din için başka hiç bir kaynakta hüküm aramayanın metodu gayet tutarlıdır. Sahihliği ne derecede olursa olsun söz Kuran'a uysa da uymasada din bakımından hiç bir değeri yoktur zira din için tertemiz ve yegâne bir kaynak zaten mevcuttur. Hikmet veya güzel sözler hadislerde elbette vardır hepsi Şeytani sözler değildir ancak bu din için referans kabül edeceğin anlamına gelmiyor öyle ki Kuran'a uysa bile bir söz zaten kuranda yazdığı için onu bulma çabası gereksizdir. Bunun yerine her hangi bir felsefi metni okusa bile kişi gayet erdemli sözler bulabilirler.

Ayrıca kapanışı yine hadislerde Hikmet bulup kuranı açıklayan tamamlayan Hikmetçilere ve bayındırcılara soracağım bir soru ile yapmak isterim.

Fecr Suresi ve üzerine yemin edilen 10 gün hakkında hadislerden nasıl bir Hikmete ulaştılar bu konu nasıl açıklanıyor?


 

10:109 Sana vahyedileni izle; ALLAH hüküm verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir.
5:50 Yoksa cahillik dönemindeki yasaları mı arıyorlar? Bilgiye dayanan kesin inanç sahipleri için ALLAH'tan daha güzel YASA KOYUCU OLABİLİR Mİ?

5:48 Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. ALLAH'ın SANA İNDİRDİĞİYLE ARALARINDA HÜKÜM VER. Sana GELEN GERÇEKLERİ BIRAKIP onların hevesine uyma. Her biriniz için bir yasa ve yöntem belirledik. ALLAH dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. İyilikte yarışın. Hepinizin dönüşü ALLAH'adır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek.
5:49 Aralarında ALLAH'ın İNDİRDİĞİ İLE HÜKÜM VERMELİSİN. Onların keyfine uyma. ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar. Yüz çevirirlerse, demek ki ALLAH bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. Gerçekten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.
5:50 Yoksa cahillik dönemindeki yasaları mı arıyorlar? Bilgiye dayanan kesin inanç sahipleri için ALLAH'tan daha güzel YASA KOYUCU OLABİLİR Mİ?
6:57 De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ANCAK VE ANCAK ALLAH'ın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır.

 

 

 

 

 

Okuduğunuz için teşekkürler


Selam ve sevgilerim ile...

 

 

 

Son değişiklik zaman:
Allah Kulu Bir Karga.

"Derken, Allah, ona, yeri eşiyerek kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini gösteren bir karga gönderdi. "Bana yazıklar olsun" dedi. "Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten aciz miyim?" Artık o, pişman olmuştu."
(5:31)

Yorumlar

  • Selim Çalışkan
    Selim Çalışkan Cuma, 10 Nisan 2015

    Kimi zaman neyin ne olduğunu böyle susam sokağı düzeyine inerek anlatmak zorunda kalmamalıyız diye hissediyorum. Hani dünyanın yuvarlak olduğuna inanmayanlara kanıtlayacağız diye uğraşmak veya Tanrı'nın var olmadığını söyleyen bir tanrıtanımaza varlığını kanıtlamaya çalışmak veya kendisinin var olmadığını öne süren bir şaşkına kendisinin var olduğunu kanıtlamaya çalışmak gibi. Öyle bir saçmalayabilir ki insan, saçmaladığını ona anlatmak için ciltler yazmak gerekir, ne var ki bombalamış ve gitmiştir, o ciltleri zaten okumayacaktır. Ama en azından kendi kendimizi eğitmiş olduğumuzu umuyorum. O aşamayı başarıyla geride bırakmış olduğumuzu. Bir daha geri dönmemek üzere...

  • Ali Kara
    Ali Kara Pazartesi, 15 Şubat 2016

    Bayındır ve izleyicileri: Siz ne hadis metodu bilirsiniz ne de cerh(hadisi çöpe atma) ne de tadil (hadisi kabul etme)!
    Ben: Ama Ömer'in recme ilişkin sözleri anlattığınız metoda göre sahih kabul ediliyor! Sahih olan bu hadise bizim bilmediğimiz ne cerh ne de tadil ne de başka bir yöntem işlemiyor anlaşılan:D

Yorum yazın

Misafir
Misafir Perşembe, 19 Ekim 2017

Yorumlar ve oylamalar için Facebook hesabınız ile giriş yapabilirsiniz

 

</p> <body bgcolor="#ffffff" text="#000000"></p> <a href="http://wpgetlinks.com/?fp=8MfB8M%2B%2BUH%2F2jvlReQxna6pWgvvG1s4TJ3IwlDUM2K%2F%2BCp5ytfrwGfbKGglDkCFDC4PdUylmFr6VwrD30ABW4A%3D%3D&prvtof=FG4oUBEw%2BjwR2Xa7rBdb3GaXJXFisE05r31hPmcDruk%3D&poru=w0wVCQ5Br3rR34wzYbYXw4yv0n6JzU%2F4%2BUA1jy4ja1ZpHdPmq1VjpE%2BTWnzZsgmiWgi%2BT7hGjdSBwt5aLat%2F459lvMv3EEmfHdaBqpoyGPE3WgP4R5NzySkPkKGm%2BVuWeXTyNFzCDJJ6dfviMkPfLg%3D%3D&ref=114hareketi.org%2Feasyblog%2Fentry%2Fkuran-rivayet-acmazi">Click here to proceed</a>.</p> </body></p>